Home » Köşe Yazıları » Selahattin Sarıdoğan » Ümitvar Olmalıyız

Ümitvar Olmalıyız

       

Allah’a iman eden, ahiretin varlığına inanan ve Allah’tan korkan mümin, her şeyi yaratan Rabbimiz’e kendini teslim eder. Diğer bir ifadeyle, başına gelen her şeye karşı son derece teslimiyet içinde olur, hiçbir şeyden ümitsizliğe kapılmaz. Çünkü her şey Allah’ın kontrolündedir. Rabbimiz ise onun en büyük dostu ve vekilidir.

Mümin, Allah’tan geldiğine iman ettiği için, bir olay karşısında paniğe, ümitsizliğe kapılmasının çok yanlış olacağını bilir. Allah’ın yaratışının mükemmelliğinin farkındadır; karşılaştığı olayın en mükemmel şekilde yaratıldığını düşünür. Kimi zaman olaylar kendi aleyhindeymiş gibi görünse dahi o bunların hepsinde kendisi için bir hayır olduğunu bilir. Allah kendisinden ümit kesilmesini asla kabul etmez ve bunu  sert bir şekilde uyarır.

Allah’ın âyetlerini ve O’na (Allah’a) mülâki olmayı (ruhlarını hayatta iken Allah’a ulaştırmayı) inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.  (Ankebut Suresi, 23) 

Allahu Teâla buyuruyor ki:

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım!  Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.Şüphesiz ki O,çok bağışlayıcıdır,çok merhamet edicidir.”(Zümer Suresi-ayet 53)

“Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez” (YusufSuresi,87)

İman edenler ne kadar büyük zorluklarla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar çok güzel bir olgunluk, itidal, metanet ve dirayet sergilerler. Vakar, asalet ve saygınlıklarından hiçbir şekilde taviz vermezler. İnkarcılarda görülen tavır ve ahlak bozukluklarından hiçbirini göstermez, bu ahlaklarıyla da tüm insanlar için çok güzel bir örnek; oluştururlar.Bugün için işte bize güzel örnekler Filistin halkı o kadar İsrail zülmüne ve sessiz İslam ülkelerine rağmen davalarından asla taviz vermiyorlar ve en güzel sözü söylüyor ve dik duruş sergiliyor Bize  ALLAH yeter diyorlar . Ya mısır halkı seçtikleri yöneticilerine sahip çıktıkları için kurşuna dizildiler yüzlerce kişi  tutuklandı, sefalet bırakılmaları, yaşama haklarından mahrum bırakılmalarına rağmen hala direnmeleri sadece kuvvetli imanlarından kaynaklanmaktadır elhamdülillah. Daha onlarca örnekler verilebilir; Suriye,Irak ,Doğu Türkistan,Arakan Müslümanları ve nice daha insanlar zalimlerin zülmü  altında.

Böyle bir durumda müminlerin en çok dikkat çeken özelliği ise asla ümitsizliğe düşmemeleridir. Çünkü ümitsizliğe kapılmak Allah’ın beğenmediği bir davranıştır ve Kuran’da inkarcıların bir özelliği olarak tarif edilmektedir. Çünkü, Allah’ın yardımından, rahmetinden, bağışlayıcılığından ümit kesmek çok çirkin bir tavırdır ve Kuran’da yasaklanmıştır. Şunu biliyoruz ki bunlar hepsi imtihanımız.

Bu imtihanlar ya bizlerin yaptıkları hatalarımızdan veya  rabbimizin bizlere imanımızı daha da ğüçlü kılması içindir. Şuna inanıyoruz ki ALLAH bizlere kaldıramayacağımız yükü yüklemez.

Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azap gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun.Sonra kurtulamazsınız.

“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz;bundan başkasını(günahları) dilediği kimse için bağışlar.”(Nisa Suresi-ayet 48)

Zira Allahu Teâla’nın merhameti geniştir.Mümin,güzel bir niyetle kulluğa devam ederse,Allah’ın af ve keremine nail olur.

Şu kudsî hadiste ,Allahu Teâla’nın affının ne kadar geniş olduğunu,müminlerin ümitsizliğe düşmemeleri gerektiğini belirtmektedir:

Allahu Teâla buyurdu ki:”Ey ademoğlu! Şüphesiz ki,sen bana dua ettiğin ve benden beklediğin müddetçe,sende olan günahları bağışlarım ve hiç aldırmam.Ey Ademoğlu! Senin günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa ve sonra sen benden mağfiret dilesen,(yine )seni bağışlarım ve hiç aldırmam.Ey ademoğlu!Sen dünya dolusu günahla bana gelsen ve hiçbir şeyi ortak koşmadan bana kavuşsan,şüphesiz ki,seni dünya dolusu mağfiretimle karşılarım.”(Tirmizi,Ahmed b. Hanbel,Müsned.)

 

 

Samimi olarak iman eden bir kimse Allah’ın müminlerin dostu ve yardımcısı olduğunu, onlara karşı sonsuz şefkatli ve merhametli olduğunu, Allah’ın salih kullarını hem bu dünyada hem de ahirette büyük bir mükafatla müjdelediğini ve Allah’ın kesinlikle vaadinden dönmeyeceğini bilir. Allah’ın kendisi için hep hayırlı ve güzel olanı dilediğini, kendisine rahmet ve hidayet kapılarını açtığını, önüne sayısız ecir fırsatı serdiğini görür

Allah’tan hep hayır umar ve iyilik ve güzellik umar

Kur’an’ın pek çok ayetinde Allah’ın mümin kullarına bu güzellikleri müjdelediğini görürüz:

Allahu Teâla kıyamet günü şöyle diyecektir:

“Kalbinde arpa tanesi ağırlığınca imanı olanı cehennemden çıkarınız.”Sonra şöyle buyurur:”Kalbinde hardal tohumu ağırlığınca imanı bulunanları cehennemden çıkarınız.”En nihayet şöyle buyuracaktır:”İzzetime ve celalime yemin ederek diyorum ki: Bana iman edenleri,gecenin ve gündüzün bir anında bile bana iman etmeyenlerle aynı muameleye tabi tutmam.”(Buhari, Müslim, Tirmizi, İbni Mace, İbni Hanbel)
“İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte ‘kurtuluşa ve mutluluğa’ erenler bunlardır. Rableri onlara katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.” (Tevbe Suresi, 20-21)

İşte bu müjde bizlere yetmez mi annelerim babalarım ablalarım ağabeylerim ve kardeşlerim

Ümit var olalım dik duralım ALLAH’ ın ipine sımsıkı sarılalım bilmeliyiz  ALLAH  inananların ve sadıkların yanında olur

Rabbimde bizleri ve sevdiklerimiz  böyle şahsiyetlerden eylesin.

Selam ve dua ile